<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kadıköy Gazetesi &#187; Ahmet Berhan Yılmaz</title>
	<atom:link href="http://www.kadikoygazetesi.com/author/abyilmaz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadikoygazetesi.com</link>
	<description>Yaşayan Kadıköy&#039;ün Nabzı</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 09:38:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Diş hekimliğinde uzmanlık</title>
		<link>http://www.kadikoygazetesi.com/14078-dis-hekimliginde-uzmanlik/</link>
		<comments>http://www.kadikoygazetesi.com/14078-dis-hekimliginde-uzmanlik/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Jun 2011 08:22:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Berhan Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadikoygazetesi.com/?p=14078</guid>
		<description><![CDATA[CHP;
Sağlık Bakanlığının ve Sağlık Bakanı Sayın Prof. Dr. Recep AKDAĞ&#8217;ın uzun yıllar verilen mücadele ile&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>CHP;</p>
<p>Sağlık Bakanlığının ve Sağlık Bakanı Sayın Prof. Dr. Recep AKDAĞ&#8217;ın uzun yıllar verilen mücadele ile kanunlaştırdığı</p>
<p>DİŞ HEKİMLİĞİNDE UZMANLIK Uzmanlık konusunu Anayasa Mahkemesine götürmüştür.</p>
<p>Memleketin bu kadar sorunu varken CHP&#8217;nin bu tavrını kınıyorum.</p>
<p>Toplumdan uzak olmak ve boş işlerle uğraşmak CHP&#8217;nin sanırım artık geleneksel tavrı olmuştur.</p>
<p>Bilime, uzmanlığa ve meslek gelişimine karşı olmak bir partinin uğraşacağı bir konu olmamalıdır ve CHP dönüp kendini sorgulamalıdır.</p>
<p>CHP&#8217;ye oy vermiş olan meslektaşlarımız bile şu an bu partinin yaptığı bu garabet işe anlam verememektedirler.</p>
<p>Ayrıca;</p>
<p>Kim ne derse desin bu konuda biz dişhekimlerine açık destek veren,</p>
<p>bu ülkede dişhekimliği mesleğinin ileri ülkeler seviyesine gelebilmesi için çalışan ve uzmanlık alanlarının bütün akademisyenlerin,</p>
<p>bilim adamlarının ve fakültelerin fikirlerini alarak belirleyen</p>
<p>SAĞLIK BAKANI SAYIN PROF.DR. RECEP AKDAĞ BEYEFENDİYE&#8217;DE</p>
<p>bütün toplum önünde teşekkür ediyor, selam, sevgi ve saygılarımı gönderiyorum.</p>
<p>Son olarak sayın Bakan Beyden ricamız uzmanlık belgelerinin bir an evvel ilgililere gönderilmesidir.</p>
<p>Yaklaşık iki aydır bütün belgeler bakanlığa gönderilmiştir fakat henüz Uzmanlık Diplomaları alınamamıştır.</p>
<p>Sayın Bakan bilime ve dişhekimliğine bu kadar büyük bir hizmet etmişken, bu işi de bir an evvel sonuçlandırmalıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Prof. Dr. AHMET BERHAN YILMAZ </strong></p>
<p>- ATATURK UNIVERSITESI DIS HEKIMLIGI FAKULTESI AGIZ, DIS VE CENE RADYOLOJISI A.B.D BASKANI<br />
- DOSIAD &#8220;DOGU ANADOLU SANAYICI VE IS ADAMLARI DERNEGI&#8221; YUKSEK ISTISARE KONSEYI BASKANI<br />
- PALANDOKEN GAZETESI YAYIN DANISMANI VE KOSE YAZARI<br />
- ANKARA GAZETESI, KADIKOY GAZETESI, KARTAL GAZETESI, ERZURUM HABER GAZETESI, RIZENIN SESI GAZETESI, AKTUEL DERGI, HABER-TE HABER, XHABERLER, DADASTV, HABERVATAN, ERZURUMNET GAZETELERI, ERZURUMHABER, VE NTERNET HABER SITELER KOSE YAZARI</p>
<p><strong> </strong><strong>AHMET BERHAN YILMAZ</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadikoygazetesi.com/14078-dis-hekimliginde-uzmanlik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hazreti Ali’nin duası (Kumeyl duası)</title>
		<link>http://www.kadikoygazetesi.com/14039-hazreti-ali%e2%80%99nin-duasi-kumeyl-duasi/</link>
		<comments>http://www.kadikoygazetesi.com/14039-hazreti-ali%e2%80%99nin-duasi-kumeyl-duasi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Jun 2011 07:34:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Berhan Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadikoygazetesi.com/?p=14039</guid>
		<description><![CDATA[Seçimler dün yapıldı, bugün birileri sevinç, birileri üzüntü içinde, birileri hayal kırıklığı yaşıyor, birileri elde&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Seçimler dün yapıldı, bugün birileri sevinç, birileri üzüntü içinde, birileri hayal kırıklığı yaşıyor, birileri elde ettiklerinin şaşkınlığını yaşıyor.<strong> </strong></p>
<p>Elde edilen veya elde edilemeyen her ne varsa dünyaya dair; her şeyin, makamın, mevkiin, paranın geçici olduğunu bilen ve yaptığı hatalara gözyaşı dökenlere ve başta kendime Hz. Ali’nin bir duasını gönderiyorum.</p>
<p>Hani şair diyor ya</p>
<p>“Yol O’nun, varlık O’nun, gerisi hep angarya”</p>
<p>Sonuç olarak; Dünya saltanatından gözü kör olmuş bizlere aşağıdaki duayı sindire, sindire okumak düşer.</p>
<p>HAZRETİ ALİ’NİN DUASI (KUMEYL DUASI)</p>
<p>Ey Rabbim,<br />
Her şeyi kaplayan rahmetinden,  Her şeye gücü yeten kuvvetinden,<br />
Önünde her şeyin boyun eğdiği kudretinden,</p>
<p>Karşısında hiçbir şeyin duramadığı izzetinden,<br />
Her şeyi kaplayan azametinden, Her şeyi kuşatan ilminden,<br />
Her şeyi aydınlatan nurundan,  istiyor ve bekliyorum,<br />
Rabbim, İsmet perdesini yırtan günahlarımı affet.<br />
Nimetleri değiştiren hatalarımı affet,<br />
Duaların kabulünü engelleyen ve belalar getiren işlediğim bütün günahları ve yaptığım bütün hataları affet.</p>
<p>Allah&#8217;ım! Senden hatalarıma göz yummanı, bana merhametli davranmanı, beni verdiğine razı, kanaatkâr ve her durumda mütevazı kılmanı diliyorum.<br />
Rabbim, biliyorum ki;<br />
Senden başka günahlarımı bağışlayacak<br />
Suçlarımı örtecek kimse yok.<br />
Biliyorum ki ben nefsime zulmettim.<br />
Sana itaat etmedim.<br />
Bütün bunlara rağmen beni unutmadığından<br />
Ve bana lütfettiğinden dolayı<br />
Kalbim sana kavuşma arzusuyla yanıyor<br />
Rabbim biliyorum ki sen benim dostumsun<br />
Her kötülüğümü örtersin<br />
Başıma gelen her belayı hafifletirsin<br />
Rabbim görüyorsun ki zincirlerim beni çökertti.<br />
Çirkin ve boş emellerim beni senden uzaklaştırdı.<br />
Dünya beni aldattı.<br />
Gururum ve kayıtsızlığım kalbimi katılaştırdı<br />
Rabbim biliyorum ki sen benim dostumsun<br />
Beni çirkin günahlarımın arkadaşlıklarından kurtar</p>
<p>Affet beni ey Rabbim<br />
Gizlice yaptığım günahlar senin ilmindedir.<br />
Beni gizli günahlarımın ağırlığından kurtar.<br />
Sen her şeye şahitsin.<br />
Günahlarımı rahmetinle gizledin, biliyorum.<br />
Rabbim sen her günahı bağışlayan ve her hatayı örtensin.<br />
Sen benim fakirliğimden ve güçsüzlüğümden haberdarsın.<br />
Ya Rabbi, Yüceliğin adına seni anmama yardım et<br />
Boş emellerim, günahlarım, aşırılıklarım, bilgisizliğim ve gafletimden dolayı</p>
<p>senin af kapını gözyaşımla çalıyorum.<br />
Biliyorum ki derdimin ilacı sensin.<br />
Ey Rabbim, benim kimim var senden başka<br />
Affı ve rahmeti başka kimden isteyeyim.<br />
Bu kadar günah ve aşırılıktan sonra sana geldim<br />
Pişman ve perişanım<br />
Beni çirkin günahlarımın arkadaşlıklarından kurtar.<br />
Gözyaşımla sana dönüyor, günahımı itiraf ediyorum.<br />
Yalnız sana sığınıyor, özrümün kabulü için af diliyorum.<br />
Beni affet Rabbim, beni affet.<br />
Ey Kerim ve Rahim olan Rabbim<br />
Sen benim dünya ve ondan gelecek belalara karşı gücümü arttır.<br />
Bana kudretinle güç ver. Biliyorsun ki ben sana muhtacım<br />
İlahi; Bilmiyorum sana neleri şikayet edeyim.<br />
Zorlukları mı? İnsanları mı?<br />
Üzerime gelen günah ve belaları mı?<br />
Beni affet Rabbim.<br />
Her şeye sabrettim ama senin ayrılığına sabredemem.<br />
Beni hizmetine al. Sana sürekli bir kul olayım<br />
Güvencim, dayanağım, dostum sevdiğim sensin.<br />
Her halimde sana koşarım.<br />
Bana kuvvet ver. Kapına gelmeme yardım et<br />
Uğrunda her şeyimi vermem için bana güç ve nur ver.<br />
Huzurunda değişmez olayım.<br />
Sana koşanlarla birlikte sana koşayım.<br />
Seni sevenlerle birlikte seni seveyim<br />
Rahmetin ve kudretinle koru beni, Hatalarımı affet.<br />
Değil mi ki sen kullarına bu hükmü verdin.<br />
Bana yönelin, benden isteyin, kabul edeyim dedin<br />
Ben de yüzümü sana çevirdim<br />
Elimi sana uzattım<br />
Rabbim! Yüzümü sana çevirdim ve ellerimi sana açtım; izzetin hakkına duamı kabul eyle ve arzularıma ulaştır; fazlın ve kereminden ümidimi kesme; beni insan ve cinlerden oluşan düşmanlarımdan koru.</p>
<p>Ey çabuk razı olan! Duadan başka bir şeye sahip değilim, affet beni; muhakkak ki sen her istediğini yaparsın.<br />
Tüm zerrelerimle sana sığınıyorum Rabbim,<br />
Rahmetinle, şefkatinle beni kucakla…</p>
<p><strong>AHMET BERHAN YILMAZ</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadikoygazetesi.com/14039-hazreti-ali%e2%80%99nin-duasi-kumeyl-duasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Asla müslüman olmadın</title>
		<link>http://www.kadikoygazetesi.com/13850-asla-musluman-olmadin/</link>
		<comments>http://www.kadikoygazetesi.com/13850-asla-musluman-olmadin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Jun 2011 07:21:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Berhan Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadikoygazetesi.com/?p=13850</guid>
		<description><![CDATA[Önümüzdeki hafta ülkemiz için çok önemli bir seçim yaşayacağız. Bu nedenle, her şeyin Allah’tan geldiğini&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Önümüzdeki hafta ülkemiz için çok önemli bir seçim yaşayacağız. Bu nedenle, her şeyin Allah’tan geldiğini bilmekle birlikte sebepler dairesinde bizleri yönetecek, çoluk çocuğumuzun geleceği üzerinde söz sahibi olacak insanları seçeceğimizi unutmadan, bir kilo domates alırken, bir pantolon, bir etek seçerken gösterdiğimiz özeni bu seçimde de göstermemiz gerektiğini asla unutmamalıyız.<em> </em></p>
<p>Peygamber Efendimiz (SAV) neye layıksanız, neyi hak ediyorsanız onunla yönetilirsiniz derken; ülkemizin, memleketimizin adaletli yönetilmesi, huzur içinde olması için önce kendimizi düzeltmemiz gerektiğini vurgulayarak, buradaki hassasiyeti bizlere net olarak anlatmıştır. Kısaca bizler sahabe gibi davranmadan, yöneticilerimizden Hz. Ömer gibi olmalarını beklememiz anlamsız bir hayalden başka bir şey değildir.</p>
<p>Bu seçim öncesi kesinlikle siyaset yapmamaya, yazmamaya kararlıyım bu nedenledir ki bu hafta yazı yazmak, kendi düşüncelerimi sizlerle paylaşmak yerine geçenlerde Hoca Ahmet Yesevi’nin asırlar öncesinden hepimize seslenen Divan-ı Hikmet adlı eserini okurken rastladığım ve beni, düşüncelerimi, beynimi, nefsimi ısıran bir şiirinden birkaç kıtayı sizlerle paylaşmak istiyorum.</p>
<p>Şimdi herkes kendine düşeni alsın ve lütfen hiç kimse kendinden başkasını suçlamasın.</p>
<p><strong><em>DİVAN-I HİKMET (119. Hikmet)</em></strong></p>
<p>Ey gönül işledin günah asla pişman olmadın</p>
<p>Sufiyim deyip laf edip yârin talibi olmadın</p>
<p>Yazık ömrün geçti bir an giryan olmadın</p>
<p>Sufi-nakş oldun veli, asla Müslüman olmadın</p>
<p>Sufilik öyle midir daima işin gaflet ile</p>
<p>Tespih tanesi elinde, dillerin gıybet ile</p>
<p>&#8220;Çilpeç sellesi&#8221; vurursun kötü nefs izzet ile</p>
<p>Sufi-nakş oldun veli asla Müslüman olmadın</p>
<p>Ey sufi ibadet eylersin hepsi kibir ve riya</p>
<p>Can ve gönül dünyaya mağrur dillerinde ah-vah</p>
<p>Can verirken olacağın iman nurundan ayrı</p>
<p>Sufi-nakş oldun veli, asla Müslüman olmadın</p>
<p>Sufi olmayıp neylesin evde yapacak işi yok</p>
<p>Sufilik iddiası eder halka vermeğe aşı yok</p>
<p>Ah-vah derler yine gözünde damla yaşı yok</p>
<p>Sufi-nakş oldun veli, asla Müslüman olmadın</p>
<p>Sufi olup nefs için her dem kapıya bakasın</p>
<p>Adak alıp geldi mi deyip her dem kişiye bakarsın</p>
<p>Allah’ın lanetini boynuna her dem takarsın</p>
<p>Sufi-nakş oldun veli, asla Müslüman olmadın</p>
<p>Ey sufi gamsız yürürsün tespih tanesi alıp</p>
<p>Dünyaya mağrur olup din işini arkaya atıp</p>
<p>Kork şimdi kork şimdi Allah’a yalvarıp</p>
<p>Sufi-nakş oldun veli, asla Müslüman olmadın</p>
<p>Sufi olup mal almak için eyledin savaş</p>
<p>Zahirin sufi gibidir bâtının uygun değil</p>
<p>Ey habersiz, ey habersiz mahcupsun ezel gününden</p>
<p>Sufi-nakş oldun veli, asla Müslüman olmadın</p>
<p>Ey Ahmed sen sufi olsan sufilik kolay değil</p>
<p>Hâk Resul’ü sufi olup dünya malını sevmiş değil</p>
<p>Dünyayı seven kişi şüphesiz bilin insan değil</p>
<p>Sufi-nakş oldun veli, asla Müslüman olmadın.</p>
<p><em>Ahmet Berhan Yılmaz</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadikoygazetesi.com/13850-asla-musluman-olmadin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KİRÂMEN KÂTİBİN VE KASETLER</title>
		<link>http://www.kadikoygazetesi.com/13705-kiramen-katibin-ve-kasetler/</link>
		<comments>http://www.kadikoygazetesi.com/13705-kiramen-katibin-ve-kasetler/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 May 2011 08:51:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Berhan Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadikoygazetesi.com/?p=13705</guid>
		<description><![CDATA[Son günlerde hepimizi rahatsız eden siyasi rant adına yapılan her türlü eylemi hayretle ve nefretle&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde hepimizi rahatsız eden siyasi rant adına yapılan her türlü eylemi hayretle ve nefretle izliyoruz.</p>
<p>Bütün bu olanlar karşısında “Kışın geleceğine iman ettiğimiz kadar, ahiretin geleceğine de iman etmiş olsak temmuz ayının kavurucu sıcağında odunumuzu ve kömürümüzü alarak kışa hazırlık yaptığımız gibi öteki dünya hazırlığımızı da aynı şekilde yapardık ve küçücük dünya menfaatleri için yaptığımız kötülüklerin hiç birini yapmazdık” diye düşünmeden edemiyoruz.</p>
<p>Birilerinin özel hayatlarını takip altına alanlar ve onların yanlışlarını orta yere serenler en az kayıt altına aldıkları kişilerin işledikleri haramlar kadar büyük bir günah işlediklerini bilmiyorlar mı?</p>
<p>Ama hepimiz biliyoruz ki; Kirâmen Kâtibin melekleri aracılığıyla bizlerin doğduğumuz andan itibaren kayıt altına alındığımız gerçeği bizim asıl gerçeğimizdir.</p>
<p>Unutmayalım ki yaptıklarımız, söylediklerimiz, dedikodularımız, birkaç oy için söylediğimiz yalanlar, birilerine attığımız iftiralar, iyiliklerimiz, kötülüklerimiz, günahlarımız, sevaplarımız Kiramen Kâtibin melekleri vasıtasıyla bir bir kaydediliyor.</p>
<p>Üstelik bu kayıtlar bütün organlarımızın, bu olayları yaşadığımız herkesin ve her şeyin şahadeti altında bizlere izlettirilecek.</p>
<p><strong>ALKIŞLANMAK ARZUSU</strong><strong></strong></p>
<p>Siyasetçilere, sanatçılara ve toplumda bir şekilde öne çıkan insanlara bakınca hepsinde karşısındaki düşünen insanları rahatsız eden bir şekilde alkışlanma, pohpohlanma ve methedilme arzusu görüyoruz. Özellikle siyasetçiler beni en yükseklere çıkarın, beni methedin diye neredeyse yalvarıyorlar veya sitem ediyorlar.</p>
<p>Ben de diyorum ki alkıştan başka bir ses duymak istemeyenler, eleştiriye, hatalarının gösterilmesine dayanamayanlar evlerine gidip çocuklarına çeşitli numaralar yaparak en içten ve en temiz duygularla kendilerini istedikleri kadar alkışlatabilirler.</p>
<p><strong>TEKASÜR SURESİ</strong><strong></strong></p>
<p>Bir aile büyüğümüz sohbetler esnasında biri bilerek veya bilmeyerek herhangi bir şeyle övününce hemen “Elhâkumut tekâsur” diyerek karşısındakini uyarır. Son zamanlarda seçim konuşmaları ve tartışmaları yapan siyasileri dinleyince onların hepsine birden “Elhâkumut tekâsur” dememiz gerektiğini düşünüyorum.</p>
<p>Tekâsür, dünyalık işlerde çokluk yarışı veya çoklukla övünmek demektir. Bu surede; Mal, mülk, evlât, akraba, taraftar veya her türlü çokluğu bir gurur ve şeref sebebi sayanlar, çokluğun tutkusuyla oyalanıp, böbürlenip, kendilerinden geçenler, hatta ölüleri bile üstünlük olarak orta yere getirenlerin bu tutumu eleştirilmekte ve gerçek üstünlüğün ahirette ortaya çıkacağı belirtilmektedir.</p>
<p>İşte bu sebeple Allah’ın izni olmadan tükürüğünün bile yutamayacak olanların olur olmaz her şeyle öğünmeleri, Allah’ın nasip ettiklerini ben yaptım, ben ettim diye anlatarak böbürlenmeleri ne derece doğrudur merak ediyorum.</p>
<p>Sonuçta Allah her türlü çoklukla öğünenleri şiddetli bir azap ile uyarıyor ve bunun çok büyük bir hata olduğunu söylüyor.</p>
<p>Ahmet Berhan Yılmaz</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadikoygazetesi.com/13705-kiramen-katibin-ve-kasetler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sizin hiç babanız öldü mü?</title>
		<link>http://www.kadikoygazetesi.com/13435-sizin-hic-babaniz-oldu-mu/</link>
		<comments>http://www.kadikoygazetesi.com/13435-sizin-hic-babaniz-oldu-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 May 2011 07:12:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Berhan Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadikoygazetesi.com/?p=13435</guid>
		<description><![CDATA[SİZİN HİÇ BABANIZ ÖLDÜ MÜ?
BENİM BİR KERE ÖLDÜ &#8230;&#8230; (13 NİSAN 2011)
ŞİMDİ DUA ZAMANIDIR&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>SİZİN HİÇ BABANIZ ÖLDÜ MÜ?<br />
BENİM BİR KERE ÖLDÜ &#8230;&#8230; (13 NİSAN 2011)<br />
ŞİMDİ DUA ZAMANIDIR &#8230;..<br />
BABAM SEZAİ YILMAZ&#8217;A VE</p>
<p>AHİRETE GÖÇ EDEN BÜTÜN BABALARA &#8230;.<br />
FATİHA &#8230;&#8230;&#8230;.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>AHMET BERHAN YILMAZ</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadikoygazetesi.com/13435-sizin-hic-babaniz-oldu-mu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MİLENYUM KORSANLARI</title>
		<link>http://www.kadikoygazetesi.com/12669-milenyum-korsanlari/</link>
		<comments>http://www.kadikoygazetesi.com/12669-milenyum-korsanlari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Apr 2011 14:51:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Berhan Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadikoygazetesi.com/?p=12669</guid>
		<description><![CDATA[Çocukken bize öğretilen şöyle bir söz vardı;
Kanunen (şeriatte) bu senin, bu benim,
Dostlukta (tasavvufta) hem&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukken bize öğretilen şöyle bir söz vardı;</p>
<p>Kanunen (şeriatte) bu senin, bu benim,</p>
<p>Dostlukta (tasavvufta) hem senin, hem benim,</p>
<p>Hakikatte ise ne senin, ne benim.</p>
<p>Şimdilerde Irak, Libya gibi ülkelere bakınca da aklıma şöyle bir şey geldi,</p>
<p>Bu dünyada altın, petrol ve bütün zenginlik kaynaklarını kendileri   için yaratılmış gibi yaşayan ve nerede zenginlik varsa saldıran,   yağmalayan ABD, Fransa, İngiltere ve benzeri ülkelerde bu söz “bu   dünyada her şey bizim” olarak mı söyleniyor?</p>
<p>Bütün zamanlarda ve şimdilerde leş kargaları gibi Müslümanların   zenginliklerinin başına üşüşenler kendilerinde bu kadar hakkı nereden   buluyorlar ve de birçok Müslüman ülkeden bu desteği nasıl alıyorlar   anlayamıyorum.</p>
<p>Ama anladığım, bildiğim tek bir şey var bu bir din savaşıdır ve bunu   birçok Avrupalı lider “bu bir haçlı seferidir” diyerek itiraf   etmişlerdir.</p>
<p>Bu milenyum korsanları kendi dinleri, vatandaşları ve ülkelerinin   geleceği adına kurdukları haçlı ordularıyla yine bir Müslüman ülkeyi   yağmalama hareketine girişmişken acaba bizler beynimizde, kalbimizde   olayı nasıl değerlendiriyoruz veya yaşıyoruz?</p>
<p>Bakınız bugünümüzü ne iyi anlatan söz rahmetli Necip Fazıl’dan geliyor;</p>
<p>- Önümüzde küfürden buz dağları vardı, bizler titreyen nefeslerimizle onları erittik ama şimdilerde ortalık çamurdan geçilmiyor.</p>
<p>Evet, bizler bugünlere kolay gelmedik, az sıkıntı çekmedik, az   ezilmedik, az üzülmedik fakat olanlara, olaylara bakınca bazen sanki   hiçbir şey değişmemiş gibi geliyor, yine güce teslim oluyoruz, yine   onlar söylüyor biz yapıyoruz.</p>
<p>Üstelik üzerimize bulaşan çamurları, necaseti temizlemek yerine bu necasetle yaşamayı onur sayıyoruz.</p>
<p>Ben Müslüman Türk miletinin bu meselede bu kadar duyarsız, sessiz olmasını kabullenemiyorum.</p>
<p>Son söz yine Kuran- Kerim’den;</p>
<p>Ey iman sahipleri! Fasığın biri size bir haber getirdiğinde, hemen   onu etraflıca araştırıp inceleyin, delil arayın! Yoksa bilgisizlikle,   yanlış bilgilenmeyle bir topluluğu suçlar, kötülük eder, zarar   verirsiniz de yaptığınıza pişman olursunuz. (Hucurat / 6)</p>
<p>Peki, biz ne yapıyoruz; ABD ve onun uşaklarının ülkemizdeki ve   dünyadaki televizyon kanalları, gazetelerinin dezenformasyonuna teslim   olup bu şekilde beynimizi birilerine kiralayıp dünyanın birçok yöresinde   ve son olarak Libya’da Müslümanlara yapılan zulme karşı çıkmıyoruz ve   de oralarda neler oluyor araştırmıyoruz.</p>
<p>Hep soruyorum; Bu milenyum korsanları Karabağ’da, Filistin’de,   Çeçenistan’da neden yoklar ve dünyada artık bizim ülkemiz istediği için   bir şeyler oluyorsa buralarda yapılan aşikâr zulüm ve toprak gaspı   karşısında neden harekete geçilmiyor.</p>
<p>Yoksa biz mi istemiyoruz?</p>
<p>Bu NATO veya Birleşmiş Milletler sadece Müslüman ülkelere zulüm etmek ve bu ülkeleri yağmalamak için mi var?</p>
<p>Bir soru daha;</p>
<p>Biz bu işin neresindeyiz?</p>
<p>AHMET BERHAN YILMAZ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadikoygazetesi.com/12669-milenyum-korsanlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>NE İSTİYORSUN BİZLERDEN?</title>
		<link>http://www.kadikoygazetesi.com/12372-ne-istiyorsun-bizlerden/</link>
		<comments>http://www.kadikoygazetesi.com/12372-ne-istiyorsun-bizlerden/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Mar 2011 10:53:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Berhan Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadikoygazetesi.com/?p=12372</guid>
		<description><![CDATA[Bir zamanlar her cümlesinde Hz. Peygamber, Hz. Ömer, Hz. Ali, Hz. Ebubekir’den bahseden ve onların&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir zamanlar her cümlesinde Hz. Peygamber, Hz. Ömer, Hz. Ali, Hz. Ebubekir’den bahseden ve onların izinden gidiyoruz diye ortaya çıkan sen,</p>
<p>Şimdilerde davranışlarınla ve mağrurluğunla değil bu kişileri, Allah’ı ne derece tanıdığından bizleri şüpheye düşüren yine sen,</p>
<p>Dün karşı olduğun bütün değerlerin temsilcisi olarak etrafına anlattığın insanları bugün onların izindeyiz diyerek kutsayan sen,</p>
<p>Peygamberine bile söz söylenirken susan ama liderine, partine laf söylenince kahramanca oradan oraya atlayarak insanlara saldıran sen,</p>
<p>İnsanlar birbirini doğrarken, ölürken, öldürürken üstüne sıçrayan bir parça kan yüzünden feryat figan koparan, ortalığı velveleye veren ve kendini kahraman ilan eden sen,</p>
<p>Hırsının, nefsinin ve şeytanın esiri olmuş insanların kavgalarını, çekişmelerini iğrenç bir haz ile sadece kendini düşünerek seyreden ve ancak ucu sana dokunduğunda sesini çıkaran, hiç kimseye yardım elini uzatmayan sen,</p>
<p>Yaptığı işlerde Allah rızası hariç her türlü dünyevi ve makamsal menfaati kollayan, bekleyen, arzulayan ve talep eden sen,</p>
<p>İnsanların birbirini ezmelerinden, üzmelerinden, maddi, manevi kötü duruma düşmelerinden onulmaz bir zevk alan sen,</p>
<p>Nefsin ve menfaatlerin ne derse desin “Emredersin!” diyen sen,</p>
<p>Bugün güçleri, cesaretleri ve yetenekleri sebebiyle senin gibileri önlerinde diz çökertenlere teslim olan ama onlara bu özellikleri vererek o makamlarda olmalarını sağlayan asıl gücü, Yüce Allah’ı tanımayan ve teslim olmayan sen,</p>
<p>İnancının maksadını bilmeyen, neye inandığının bile farkında olmayan ve yaptığı her türlü hataya kendince fetva uyduran sen,</p>
<p>Amaç para olunca paranın dini, imanı, dili, rengi, ırkı olmaz diyerek haram ile helali inkâr eden sen,</p>
<p>Kendini herkesten akıllı, cesur ve bilgili sanan ve hiç kimseden akıl almayan ve bu sebeple onulmaz hatalar yapan sen,</p>
<p>Daha dün, yapamadıkları doğrular ve yaptıkları hatalar ve adaletsizlikler sebebiyle birilerini kınayan, sitem eden, ama bugün aynı hataları daha katmerlisiyle yapan sen,</p>
<p>Daha dün yaptıkları, düşündükleri ve yaşantıları sebebiyle hakaret ettiklerinin gücüne teslim olan ve onlara hizmetkâr olan veya olmak için her türlü manevrayı yapan sen,</p>
<p>Bir de çekinmeden herkesin senin gibi olmasını, davranmasını isteyen, bu yolda mücadele veren ve Alah’a teslim olanları bile senin liderine teslim olmadılar diye dışlayan, yok etmeye çalışan, iftiralara boğan sen,</p>
<p>Sırf senin partinden nemalandıkları için orada olan; inkârcılara, hainlere, bölücülere, bütün kutsal değerlere karşı olanlara bile kol kanat açan ama öz kardeşlerini siyasetten uzak kaçıyorlar, siyaset yapmıyorlar ve yalanlara ortak olmuyorlar diye terk eden sen,</p>
<p>Ortalıkta azıcık güç bulduklarında ona buna ve hatta senin dostlarına iftira atanları bile başının üstünde gezdiren sen,</p>
<p>Mağrurluğundan mağdurları gözü görmeyen sen,</p>
<p>Peki, söyler misin hala ne istiyor ve ne bekliyorsun bizlerden?</p>
<p><strong>AHMET BERHAN YILMAZ</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadikoygazetesi.com/12372-ne-istiyorsun-bizlerden/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MASUM DEĞİLİZ HİÇBİRİMİZ</title>
		<link>http://www.kadikoygazetesi.com/11717-masum-degiliz-hicbirimiz/</link>
		<comments>http://www.kadikoygazetesi.com/11717-masum-degiliz-hicbirimiz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Feb 2011 12:33:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Berhan Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadikoygazetesi.com/?p=11717</guid>
		<description><![CDATA[Kendini dindar, dürüst, ahlaklı olarak tanımlayan kardeşim;
Alkol alıp sarhoş olmak haram da, gıybet, dedikodu, iftira&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kendini dindar, dürüst, ahlaklı olarak tanımlayan kardeşim;</p>
<p>Alkol alıp sarhoş olmak haram da, gıybet, dedikodu, iftira helal mi?</p>
<p>Birinin parasını çalmak, namusuna göz dikmek haram da, o kişinin arkasında konuşmak, dedikodu yapmak, iftira atmak, onunla alay etmek, onu küçük düşürmeye çalışmak helal mi?</p>
<p>Birisinin malını, ekmeğini çalıp yemek haram da, insanların diğer haklarını gasp etmek helal mi?</p>
<p>Bir insanın alnına silah dayayıp öldürmek haram da, onun haksızlığa uğramasına yol açıp yaşarken öldürmek helal mi?</p>
<p>Bana söyleyebilir misin? Allah’a açık şirk koşmak haram da, bir dünya menfaati için kullara yaranmaya çalışmak yoluyla Allah’tan değil de kullardan yardım beklemek ve bu yolla şirke girmek helal mi?</p>
<p>Söyle bana kardeşim;</p>
<p>Her bir günah yüzümüzde bir leke olarak iz bıraksaydı şu an yüzümüz görünüyor muydu sence?</p>
<p>Birilerini hataları ve günahları dolayısıyla kınarken, onların günahlarından bahsederken o birilerinden daha büyük bir günah işlediğini ve hatta o an nefsinin elinde oyuncak olduğunu anlaman için illa ki ölmen ve de görmen mi gerek?</p>
<p>Hani bir büyük laf vardı ya “hiç kimse sınanmadığı günahın masumu saymasın kendini” düsturunca ortamını bulamadığın için yapamadığın, önüne konmadığı için alamadığın, bir türlü uygun yeri bulamadığın için sahip olamadığın para, kadın, içki gibi her türlü zevki yaşayanları kınarken bir gün (Allah korusun) aynı günah ile imtihana tabi tutulabileceğini ve de anında kaybedebileceğini sakın unutma.</p>
<p>Hep merak ederim “ölünün arkasından” konuşulmaz da, “dirinin arkasından” konuşulabilir mi diye? Ölü hakkını savunamaz, sesini çıkaramaz da iftiralar, dedikodular, arkasından konuşulanlara müdahil olamayacakların da hemen hemen aynı kurala girdiği gerçeği aklımıza gelmez mi?</p>
<p>Kendini dindar, dürüst, ahlaklı tanımlayan kardeşim;</p>
<p>Bana garanti verebilir misin o kınadığın, arkasında konuştuğun ve hatta ölmüş insanların yerinde sen olsaydın aynı günahları, hataları işlemez miydin? Sen daha kötü, daha çirkin ve daha berbat işler görmeyeceğini söyleyebilir misin?</p>
<p>Demem o ki kardeşim;</p>
<p>Sen cebinde para, yanında kadın ve hatta altında seni güçlü kılan koltuk ve de uygun ortamın olmadan sakın ne ölülerin ne de dirilerin arkasından günah pazarlığı yapma, onları ayıplama ve kınama.</p>
<p>AHMET BERHAN YILMAZ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadikoygazetesi.com/11717-masum-degiliz-hicbirimiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>UNIVERSIADE, GURUR, MUTLULUK VE SİTEM</title>
		<link>http://www.kadikoygazetesi.com/11610-universiade-gurur-mutluluk-ve-sitem/</link>
		<comments>http://www.kadikoygazetesi.com/11610-universiade-gurur-mutluluk-ve-sitem/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Feb 2011 07:37:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Berhan Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadikoygazetesi.com/?p=11610</guid>
		<description><![CDATA[Evinde sıkıntısı olan, hastası olan, aç olan, işsiz olan ve dolayısıyla haklı olarak kendi derdiyle&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evinde sıkıntısı olan, hastası olan, aç olan, işsiz olan ve dolayısıyla haklı olarak kendi derdiyle ilgili olan insanlardan özür dileyerek ve onların bütün sıkıntıları paylaştığımı belirterek; bu son hafta, Üniversite Oyunları sebebiyle, Erzurum’da bir bayram havası, bir düğün neşesi, tatlı bir mutluluk yaşandığını söylemeliyim.</p>
<p>Büyük bir heyecan, büyük bir mutluluk ve çok hoş bir kalabalık yaşadık. Şehrimizle gurur duyduk, insanımızla gurur duyduk.</p>
<p>Son günlerde şiddetli soğuğa rağmen yarışmaların ve yarışmacıların seyircisiz kalmaması da Erzurumlunun bu oyunlara verdiği önemi göstermiş, bu konuda verilen emeğin boş olmadığını ispatlamış oldu.</p>
<p>Salonlar, yarışmaların yapıldığı alanlar, insanların fedakarca çalışmaları, bütün yapılanlar mutluluk ve hepimiz adına cesaret vericidir.</p>
<p>Hep birlikte bu heyecanı yaşadık ve hepimiz hem şu an için hem de gelecekte olabilecekler adına mutlu olduk.</p>
<p>Erzurum ve Erzurumlu, hükümetin hızına ve bu konudaki arzusuna ayak uyduramayan ve beceriksiz davranan yerel yönetime rağmen, gerektiğinde neleri başarabileceğini göstermiştir.</p>
<p>Şunu da belirtmek gerekir ki bu bir başlangıçtır ve dolayıyla nihai hedef değildir bu oyunlar Erzurum’un ileriye yönelik planlamalarında çok çok önemli bir araçtır ve sanıyorum ki Erzurum kendisine hükümet tarafından altın tepside sunulan bu imkanı şu ana kadar yerel yönetimin hataları dışında iyi kullanmıştır.</p>
<p>Allah için ben bu güzellikleri Erzurum’a yaşatan herkese minnettarım ve teşekkür ediyorum.</p>
<p>Bu noktada daha önceleri de yazdığım bir üzüntümü belirtmeden geçemeyeceğim;</p>
<p>Atatürk Üniversitesinin çok çok büyük katkılarıyla, çabalarıyla ve desteğiyle alınan bu oyunlardan üniversitemizin resmen dışlanması ve sanki Erzurum’da bütün kurumların böyle bir üniversite yokmuş gibi davranması bizleri bir hayli üzmüştür.</p>
<p>Unutulmamalıdır ki Atatürk Üniversitesi 55 yıldır bu şehrin hemen hemen her şeyidir ve herkes bilmektedir ki bu oyunlar Erzurum’a kurum olarak Atatürk Üniversitesi’nin, kişisel olarak da Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Sayın Mehmet Ali Şahin’in çabalarıyla alınmıştır.</p>
<p>Sizler fırsat bu fırsat diyip o dönemlerde devlet parasıyla turistik seyahat yapanlara, kenarda gezip iş bitince ortada görünenlere ve onların söylediklerine bakmayınız.</p>
<p>İşte bu sebepledir ki, bu oyunlarda gereken ve yakışan Atatürk Üniversitesi’nin başrolde olmasıydı ama olmadı. Bu konuda söylenecek, yazılacak çok şey olmasına rağmen daha fazla yazmak ve konuşmak şu andan itibaren bizlere düşmez.</p>
<p>Ama Atatürk Üniversitesine yapılan bu haksızlıklar ve üniversiteyi kurum olarak hiçe saymalar karşısında suskun kalınmasını da doğru bulmadığımı belirtmek zorundayım.</p>
<p>Gerçi olan oldu önceden tedbir alınmalı ve üniversitenin hakları korunmalıydı şimdi konuşsan neye yarar denebilir fakat bu hata siyasiler ve kurumlar tarafından alışkanlık haline gelebilir ve üniversitemiz irtifa kaybedebilir.</p>
<p>Evet, testi kırılmadan önce kimseyi uyarmamış, uyaramamış olabiliriz ama bu hatanın üzerine gitmemek, olan oldu dememek ve yeni testilerin kırılmaması için güçlü ve etkin bir tedbir almak gerekir.</p>
<p>Unutulmamalıdır ki; Yarın, şu an en büyük makamdan, en küçüğüne hepimiz dâhil bu makamlarda oturanlar olmayacak ama Atatürk Üniversitesi ve Erzurum bir arada ve iç içe olacaktır.</p>
<p>AHMET BERHAN YILMAZ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadikoygazetesi.com/11610-universiade-gurur-mutluluk-ve-sitem/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KİFAYETSİZ MUHTERİS</title>
		<link>http://www.kadikoygazetesi.com/11483-kifayetsiz-muhteris/</link>
		<comments>http://www.kadikoygazetesi.com/11483-kifayetsiz-muhteris/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Jan 2011 10:59:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Berhan Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadikoygazetesi.com/?p=11483</guid>
		<description><![CDATA[Kifayetsiz muhteris; haddini bilmeyen, hududa riayet etmeyen, kendi kapasitesini değerlendiremeyen, eksikliklerini bilmeyen, niteliksiz olduğunu fark&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kifayetsiz muhteris; haddini bilmeyen, hududa riayet etmeyen, kendi kapasitesini değerlendiremeyen, eksikliklerini bilmeyen, niteliksiz olduğunu fark etmeyen, yaptıklarını ve kendilerini her zaman abartan, karşısındaki nitelikli insanların yeteneklerini, becerilerini ve üstünlüklerini görmeyen, önemsemeyen veya yok sayan bu şekilde kendini her makam, her mevkie layık gören insanları en güzel tarif etme şeklidir.</p>
<p>Dunning-Kruger Etkisi de denilen bu olay bilginin getirdiği tevazuunun aksine, cehaletin, bilgisizliğin ve yetersizliğin kişinin kendine olan güvenini artırdığını ortaya koyar. Burada anlatılan kapasitesizliğin, yetersizliğin ve haddini bilmemenin insanda garip bir şekilde özgüven oluşturması ve hedeflerini elde etmesi açısından kişinin negatif tüm özelliklerini pozitife dönüştürmesidir.</p>
<p>Bizim çok güzel bir sözümüz vardır “Kişi kendini bilmek kadar arif olamaz”. Fakat mesleki veya siyasi yükselme bu durumun tam tersi olan insanlara daha açık ve daha rahat bir yol sunar ve kişi kendini bilemedikçe yükselir. Kendini her şeye, her makama layık gören ve işinde çok iyi olduğuna inanan kifayetsiz muhterisler her an, her yerde ve her şekilde kendileriyle, yaptıklarıyla övünür, haddi olmayan görevlere talip olur, davranışlarına hudut çizmeden her şartı zorlar ve her yerde ön planda olmaya çalışırlar. Üstelik bu durumu kendilerine hak olarak telakki ettikleri için bunu zekice bir davranış olarak nitelendirirler.</p>
<p>Gerçek bilgi, yetenek ve zekâ sahibi insanlar ise böylesi bir tavra giremedikleri ve alçak gönüllü davrandıkları için çoğu zaman geri planda kalırlar. Ortada bir gerçek vardır ki atama, seçme makamında bulunanların da çoğu bulundukları yere kifayetsiz olmalarına rağmen ihtiraslarıyla geldikleri için gerçek bilgi yerine ihtirası tercih ederler.</p>
<p>İşte bu sebepledir ki gördüğü her şeyi ve hatta insanları bile sahiplenen, övülmeyi, alkışlanmayı, pohpohlanmayı bekleyen ve bunu bulamayınca da hırçınlaşan bir sürü insanı tepemizde görüyoruz.</p>
<p>Yaptıkları, hatta başkalarının yaptığı iyi şeyleri her an başa kakan, ben yaptım, ben ettim diyerek sanki bir diyet isteyen, konuşmalarına “ben olmasaydım” diye başlayan ve her konuşmasında mutlaka kendisiyle övünerek insanlardan alkış bekleyen kifayetsiz muhterisler kendi hatalarından dolayı meydana gelen problemleri de başkalarının başına yıkarak hemen bir suçlu bulurlar.</p>
<p>Hâlbuki bizim geleneğimizde “İyilik et denize at, balık bilmezse Halik bilir” diye özellikle makam sahiplerine ve de hepimize söylenmiş bir söz vardır.</p>
<p>Şimdi; yakında yapılacak seçimler için ortalığa düşenler, düşecek olanlar, yeniden seçilmek için çabalayacak olan muhterisler Allah rızası için kendilerine baksınlar ve düşünsünler ben kifayetli miyim, yetenekli miyim ve becerikli miyim diye.</p>
<p>Gerçi bu konuda yapılan bütün çalışmalarda kifayetsizliğin ve özellikle ihtirasla birleşen kifayetsizliğin ilgili kişi tarafından görülemeyen, tespit edilemeyen bir hastalık olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle bu kişileri etrafında bulunan ve onlara gerçekleri söylemeyen insanların dürüstçe uyarmaları gereklidir.</p>
<p>Kendilerini vazgeçilmez sanan, yaptıkları veya zaten dünya ile birlikte ülkemizde de oluşan her şeyi kendileri yapmış gibi insanların başına başına kakan ve hatta öyle ki insanlarda kendilerine teşekkür etme hevesi bile bırakmayan bu muhterislere söylenecek sloganlaşmış tek söz vardır; mezarlar kendilerini vazgeçilmez sanan insanlarla doludur.</p>
<p><strong>AHMET BERHAN YILMAZ</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadikoygazetesi.com/11483-kifayetsiz-muhteris/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

