<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kadıköy Gazetesi &#187; Yazarlar</title>
	<atom:link href="http://www.kadikoygazetesi.com/kategori/yazarlar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadikoygazetesi.com</link>
	<description>Yaşayan Kadıköy&#039;ün Nabzı</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 09:38:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Fenerbahçe 3 pasta gol yer mi ..?</title>
		<link>http://www.kadikoygazetesi.com/18751-fenerbahce-3-pasta-gol-yer-mi-2/</link>
		<comments>http://www.kadikoygazetesi.com/18751-fenerbahce-3-pasta-gol-yer-mi-2/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Jan 2012 21:01:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oğuz Akdeniz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadikoygazetesi.com/?p=18751</guid>
		<description><![CDATA[Fenerbahçe forvet hattını güçlendirmek için Moussa Sow u aldı. Hayırlı olsun. Kimse kötü bir transfer&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe forvet hattını güçlendirmek için Moussa Sow u aldı. Hayırlı olsun. Kimse kötü bir transfer olduğunu iddia edemez. Fenerbahçe’nin bu oyuncuya ne kadar güvendiği imzalanan sözleşmenin süresinden belli.</p>
<p>Ancak Fenerbahçe’nin forvet hattını güçlendirmek yerine biraz da olsa defans hattını güçlendirmesi ve defansında ki sorunlar için farklı marke tekniklerini ve diziliş planlarını uygulaması gerekmiyor mu ?</p>
<p>Çok defalar tekrar ettik. Yobo çok iyi bir oyuncu. Ancak bütün sorumluluğu bazen sadece ayaklarında değil, omuzlarında da hissediyor. Bilica Fenerbahçe ‘ nin aradığı oyuncu değil, zaten bilica da Fenerbahçe yi aramıyor ki faydası inanılmayacak derecede az.</p>
<p>Gökhan Gönül   ,Yobo ve Ziegler in hatalı adam paylaşımlarından Belediye oyuncuları derinlemesine attıkları her topta gol pozisyonuna girdiler. Doka ‘nın orta sahayı bölen koşuları,Webo ve yine orta sahadan Holmen gibi tekniği yüksek zarif ayaklar la birleşince Fenerbahçe defansı  büyük gedikler verdi . Fenerbahçeli defans oyuncularının özellikle Holmen ‘in biraz da tesadüfi  attığı ilk golde nerede durduklarına, nasıl pozisyon aldıklarına dikkat edin. Holmen’ i rahatsız eden tek bir adam göremeyeceksiniz…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yine defansın ligin ilk yarısında ulaşmış olduğu gol sayısı sadece 1. Defans oyuncularından elbette  sürekli gol atmasını beklemiyoruz. Ancak 1 rakamı da manidar ve düşündürücü. Demek ki bu takımın defansının iskeletinde biraz oynama yapmak gerekli.  Lugano takıma hem hücum açısından katkı veriyordu hem de gelmiş geçmiş unutulmaz defans oyuncuları arasında mücadelesi ve tekniği ile hakettiği yeri almış bir isimdi. Şu anda gelen formsuz haberlerine aldanmayın.  Bu oyuncu Psg takımında gözü kapalı oynayacak kalite de. Sadece zaman gerekli…</p>
<p>Fenerbahçe bu son maçı kazanabilirdi. Ancak artık takım oyunundan örnekler sunmalı. Takım anlaşılıyor ki defansında yaşadığı problemleri orta sahadan   hücuma çıkışlarda ve top dağıtımında da yaşıyor. Alex  gibi bir oyuncu olmasa takımın işi daha da zor.  Böylesine bir oyuncu Fenerbahçe de olduğu için takım arkadaşları da çok şanslı. Ancak şunu   görmek gerekli.  Puan farkı açılıyor ve Galatasaray  eski Galatasaray değil…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>https://twitter.com/#!/oguzakdeniz</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadikoygazetesi.com/18751-fenerbahce-3-pasta-gol-yer-mi-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fenerbahçe 3 pasta gol yer mi ..?</title>
		<link>http://www.kadikoygazetesi.com/18748-fenerbahce-3-pasta-gol-yer-mi/</link>
		<comments>http://www.kadikoygazetesi.com/18748-fenerbahce-3-pasta-gol-yer-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Jan 2012 13:42:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oğuz Akdeniz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadikoygazetesi.com/?p=18748</guid>
		<description><![CDATA[Fenerbahçe forvet hattını güçlendirmek için Moussa Sow u aldı. Hayırlı olsun. Kimse kötü bir transfer&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe forvet hattını güçlendirmek için Moussa Sow u aldı. Hayırlı olsun. Kimse kötü bir transfer olduğunu iddia edemez. Fenerbahçe’nin bu oyuncuya ne kadar güvendiği imzalanan sözleşmenin süresinden belli.</p>
<p>Ancak Fenerbahçe’nin forvet hattını güçlendirmek yerine biraz da olsa defans hattını güçlendirmesi ve defansında ki sorunlar için farklı marke tekniklerini ve diziliş planlarını uygulaması gerekmiyor mu ?</p>
<p>Çok defalar tekrar ettik. Yobo çok iyi bir oyuncu. Ancak bütün sorumluluğu bazen sadece ayaklarında değil, omuzlarında da hissediyor. Bilica Fenerbahçe ‘ nin aradığı oyuncu değil, zaten bilica da Fenerbahçe yi aramıyor ki faydası inanılmayacak derecede az.</p>
<p>Gökhan Gönül, Yobo ve Ziegler in hatalı adam paylaşımlarından Belediye oyuncuları derinlemesine attıkları her topta gol pozisyonuna girdiler. Doka ‘nın orta sahayı bölen koşuları, Webo ve yine orta sahadan Holmen gibi tekniği yüksek zarif ayaklar la birleşince Fenerbahçe defansı  büyük gedikler verdi . Fenerbahçeli defans oyuncularının özellikle Holmen ‘in biraz da tesadüfi attığı ilk golde nerede durduklarına, nasıl pozisyon aldıklarına dikkat edin. Holmen’ i rahatsız eden tek bir adam göremeyeceksiniz…</p>
<p>Yine defansın ligin ilk yarısında ulaşmış olduğu gol sayısı sadece 1. Defans oyuncularından elbette sürekli gol atmasını beklemiyoruz. Ancak 1 rakamı da manidar ve düşündürücü. Demek ki bu takımın defansının iskeletinde biraz oynama yapmak gerekli.  Lugano takıma hem hücum açısından katkı veriyordu hem de gelmiş geçmiş unutulmaz defans oyuncuları arasında mücadelesi ve tekniği ile hakettiği yeri almış bir isimdi. Şu anda gelen formsuz haberlerine aldanmayın.  Bu oyuncu Psg takımında gözü kapalı oynayacak kalite de. Sadece zaman gerekli…</p>
<p>Fenerbahçe bu son maçı kazanabilirdi. Ancak artık takım oyunundan örnekler sunmalı. Takım anlaşılıyor ki defansında yaşadığı problemleri orta sahadan hücuma çıkışlarda ve top dağıtımında da yaşıyor. Alex gibi bir oyuncu olmasa takımın işi daha da zor.  Böylesine bir oyuncu Fenerbahçe de olduğu için takım arkadaşları da çok şanslı. Ancak şunu görmek gerekli. Puan farkı açılıyor ve Galatasaray  eski Galatasaray değil…</p>
<p>Oğuz AKDENİZ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadikoygazetesi.com/18748-fenerbahce-3-pasta-gol-yer-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Galatasaray mesajı verdi&#8230;</title>
		<link>http://www.kadikoygazetesi.com/18581-galatasaray-mesaji-verdi/</link>
		<comments>http://www.kadikoygazetesi.com/18581-galatasaray-mesaji-verdi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Jan 2012 11:42:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oğuz Akdeniz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadikoygazetesi.com/?p=18581</guid>
		<description><![CDATA[Galatasaray artık istediği oyunu sahaya yansıtıyor diyebiliriz. Muslera başta olmak üze takımı oluşturan tüm parçalar&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Galatasaray artık istediği oyunu sahaya yansıtıyor diyebiliriz. Muslera başta olmak üze takımı oluşturan tüm parçalar yavaş yavaş yardımlaşmayı öğrendiler. Takım olabilmenin sorumluluklarını sahada uygulamaya başlayınca Galatasaray ‘ın oyun felsefesi de sahayı kullanmaya başladı.</p>
<p>Bir kere Muslera ‘nın ne kadar iyi transfer olduğunu sonunda herkes anlamıştır diye düşünüyorum. Bu kaleci her şeyden önce çok iyi niyetli, zamanlaması mükemmele yakın ve her şeyden önemlisi doğru zamanda doğru hamleler yapmaya başladı. Defansta Ujfalusi bu bölgeye adeta ilaç oldu. Çek  savunmacı’nın zaten kariyerinde nasıl bir oyun yapısı olduğunu çoğu zaman gözlemlemiştik. Gelen transferlerin takıma uyum sorunu da aşılınca Galatasaray kanatları hem daha isabetli kullanmaya hem de ceza sahası içinde gollük pozisyonlara daha kolay ulaşma şansı yakaladı.</p>
<p>Takım çok koşuyor, mücadele gücü yüksek ve dayanıklılığı fazla… İlerde Elmander durdurulması çok zor bir oyuncu. Keza Baros ta ona tekniği ile eşlik edince durdurulması zor adam sayısı 1 den 2 ye çıkmakta…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Karabükspor maçında gördük ki rakip zayıf ta olsa oyun disiplinlerinden taviz vermiyorlar. Orta sahada Emre çolak gibi genç oyuncuları kullanılması ileri görüşlülüğün bir göstergesi…</p>
<p>Karabükspor geçen sene ki kadrosunu mumla arayacak. Neden bu tür takımlar istikrarlı bir biçimde kadrolarını koruma gayreti içerisine girmezler… anlamak zor.</p>
<p>Galatasaray sağlam defans yapısı ve geriden soğukkanlılıkla oyunu okuma ve kurma gayreti olduğu sürece kolay kolay hata yapacağa da benzemiyor. Sonuç olarak şu belli oldu ki bu sene ligin en favori ekiplerinden birisi ile karşı karşıyayız…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadikoygazetesi.com/18581-galatasaray-mesaji-verdi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Başbuğ’u tutuklamalı damı yargılamalı tutuklamamalı damı yargılamalı?</title>
		<link>http://www.kadikoygazetesi.com/18514-basbugu-tutuklamali-dami-yargilamali-tutuklamamali-dami-yargilamali/</link>
		<comments>http://www.kadikoygazetesi.com/18514-basbugu-tutuklamali-dami-yargilamali-tutuklamamali-dami-yargilamali/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 10:12:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Zinnur Kaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadikoygazetesi.com/?p=18514</guid>
		<description><![CDATA[Hasan Iğsız tutuklu mu ? evet tutuklu
Mehmet Eröz ,Fuat Selvi,Dursun çiçek ve  daha bir çok&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Hasan Iğsız tutuklu mu ? evet tutuklu</p>
<div>Mehmet Eröz ,Fuat Selvi,Dursun çiçek ve  daha bir çok general, albay ve değişik rütbede insanlar tutuklu şu anda</div>
<div>Niye tutuklu peki bu kişiler,<strong> emir komuta zinciri içinde internet andıcı uygulaması sebebiyle suçlandıkları için değil mi</strong>? Tam onbeş kişi tutuklu yargılanıyor bu dosyada</div>
<div><strong>O zaman tek soru var ortada emir alanlar, aldığı emri yerine getirenler tutuklanırken hukuka uygun sayılıyor ve itiraz edilmiyorsa, emreden kişinin bin defa tutuklanması gerekir bence. Emri uygulayanların tutuklanıp emredenlerin serbest kalması, en adil olmayan vicdanları bile rahatsız edecek bir olgudur bu durumda</p>
<p></strong></div>
<div>Her ne kadar sayın Başbakan mesai arkadaşlığı vurgusunda bulunmuş olsa da, diğer tutuklu olanların da hemen hemen tamamı sayın başbakanın mesai arkadaşıdır zaten. <strong>Mesai arkadaşlığı </strong>sadece bir numarada olanlar için geçerli bir durum olmasa gerek. Kaldı ki mesai arkadaşlığı hukuk sistemi içerisinde herhangi bir ayrıcalık tanıyorsa, o ülkede vatandaşların hukuk önünde eşit olduklarından bahsetmek te mümkün olmasa gerek.</div>
<div>Nevzuhur bazı tipler <strong>tartışma programları</strong>na çıkıyorlar ve tek amaçları Başbuğ’un ve diğer kişilerin tutuklanmasını sonuna kadar savunmak. Ancak kendilerine Türk Ceza Kanununun 312. Maddesinin “ <strong>Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs eden kimseye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.</strong>” Hükmünü okuyan bir emekli paşanın,</div>
<div><strong>hani nerede cebir?</strong></div>
<div><strong>hani nerede şiddet?</strong></div>
<div>Kanundaki madde bu kadar açıkken internet andıcı sebebiyle yargılananlar nasıl olur da bu maddeden sevk edilir,bu maddeden tutuklanır diye soru sorması karşısında tam tabiriyle apışıp kalıyorlar.</div>
<div>e be kardeşim iddianameyi okumadıysan,</div>
<div>dosyanın içeriğini dahi bilmiyorsan</div>
<div>ne işin var senin o programlarda?</div>
<div><strong>Yoksa Oda tv  ekibi bu davaları sulandırmada yeterince başarılı olamadı da, artık sizin gibi işi bilmeyenleri çıkarıp, hukukçu dahi olmayanlar karşısında cevap vermekteki acziyetinizi göstererek mi bu davaları sulandırma taktiğine geçti birileri?</p>
<p></strong></div>
<div>Herşeyden önce hüküm vermek bağımsız yargının işi</div>
<div>ama şunu da anlatmak zorunluluğu hasıl oldu artık sanıyorum.</div>
<div>Eğer iddianamelerdeki mantık şu ise ki öyle olduğunu okuyan herkes anlayacaktır.</div>
<div><strong>Salkım biçiminde, hücre tipi bir örgütlenmeyse bahis konusu olan</strong></div>
<div><strong>ve bu örgüt tam bir fabrika mantığıyla görev paylaşımına gitmişse,</strong></div>
<div>bu taksimatta birilerine <strong>Cumhuriyet gazetesinin bombalanması,Danıştay Hakimlerinin öldürülmesi </strong>ve bunun gibi cebir ve şiddet içeren provake eylemler havale edilmişse,</div>
<div>Diğer bir gruba bu gibi provake eylemleri kullanarak <strong>medya aracılığıyla milleti galeyana getirmek</strong>,paniklemeye sevketmek görevi tevdi edilmişse</div>
<div>Diğer birilerine İnternet ya da diğer medya araçlarıyla bu eylemleri de içine alacak şekilde <strong>masabaşı uydurma haberlerle hükümeti yıpratma işi verilmişse,</strong></div>
<div>Daha diğerlerine Bütün bu olup bitenleri bahane ederek <strong>hükümetin partisini kapatmaya altyapı hazırlama görevi tanımlanmışsa,</strong></div>
<div>kimine uluslar arası camiayı tahrik etme,kimine<strong> hırant Dink ,Rahip Santora cinayetleri, Başbakan’a,Bülent Arınç’a suikast planları yapma,PKK yı yönetme,Şehit sayısını artırmak için heronları yanlış yerlere sevketme, PKK koordinatlarını yanlış olarak bildirme vs vs gibi işler düşmüşse , o takdirde siz medyada yazan cebir kullanmadı,internette çalışan cebir şiddet kullanmadı diyemezsiniz. Bu bir suç fabrikası ve herkesin görevi farklı ama sonuçta içine cebir ve şiddeti de alarak hükümeti devirme planı olduğu çok açık.</strong></div>
<div>İster tutuklansınlar ister tutuklanmasınlar bence <strong>hukuk işi hukukçulara bırakmalıdır artık.</strong></div>
<div>Zira Başbakan tutuksuz yargılanmalıydı derken, Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı, hukukçuları aşağılayarak hodri meydan diyorsa, Tüm siyasiler, tüm bürokratlar devam eden yargılamalarla ilgili konuşuyorlarsa ,ondan sonra da kimsenin kalkıp hukuk siyasallaşıyor diye şikayet etme hakkı olamaz..</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadikoygazetesi.com/18514-basbugu-tutuklamali-dami-yargilamali-tutuklamamali-dami-yargilamali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yazar Onur Erdiren Olay Tv’deydi!</title>
		<link>http://www.kadikoygazetesi.com/18459-yazar-onur-erdiren-olay-tvdeydi/</link>
		<comments>http://www.kadikoygazetesi.com/18459-yazar-onur-erdiren-olay-tvdeydi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Jan 2012 10:29:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yıldırım Onur Erdiren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadikoygazetesi.com/?p=18459</guid>
		<description><![CDATA[03.01.2012 ve 05.01.2012 tarihlerinde Olay Tv Sibel Çakı’nın sunduğu Çok Yaşa program konuğuydum. Programda eylül&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>03.01.2012 ve 05.01.2012 tarihlerinde Olay Tv Sibel Çakı’nın sunduğu Çok Yaşa program konuğuydum. Programda eylül ayında Kerasus Yayınların’dan çıkan ve D&amp;R’da çok satanlarda 4. olan ‘’Çizim Teknikleri’’ adlı kitabım hakkında konuştuk. Onur Erdiren’in sanata bakış açısını merak edenler için açıklayıcı bir program oldu. Merak edilen tüm sorulara cevap verdim.  Sorulan sorular çok seviyeli ve güzeldi. Canlı yayına bağlanan ve arayan birçok izleyicimiz oldu. İzmir, Konya, Bursa, İstanbul… Arayan ve ilgi gösteren herkese teşekkür ederim.</p>
<p>Soru ve Görüşleriniz için bana ulaşabileceğiniz adresler; <a href="https://twitter.com/#!/OnUrErdiReN">https://twitter.com/#!/OnUrErdiReN</a></p>
<p>http://onurerdiren.blogspot.com/</p>
<p><strong><br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadikoygazetesi.com/18459-yazar-onur-erdiren-olay-tvdeydi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beşiktaş’ı izlemeye devam edin</title>
		<link>http://www.kadikoygazetesi.com/18436-besiktasi-izlemeye-devam-edin/</link>
		<comments>http://www.kadikoygazetesi.com/18436-besiktasi-izlemeye-devam-edin/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Jan 2012 10:20:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oğuz Akdeniz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadikoygazetesi.com/?p=18436</guid>
		<description><![CDATA[Kısa bir aradan sonra nihayet futbol sezonu yeniden başladı. İlk haftalarda görünen o ki sıralama&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kısa bir aradan sonra nihayet futbol sezonu yeniden başladı. İlk haftalarda görünen o ki sıralama kolay kolay değişmeyecek. Fenerbahçe Orduspor gibi zor bir deplasmanda bir puan kazandı yada 2 puan kaybetti. Aslında Fenerbahçe bu maçı kazanabilirdi. Ne de olsa Hector Cuper henüz Orduspor ‘un başına yeni geçmişti. Takımı tanıması için zaman gerekliydi. Ama Orduspor lu oyuncular başta Stancu ve Culio olmak üzere  yeni hocalarının gözüne girmek için çok çalıştılar. Kanatlardan etkili bindirmeler ve orta sahadan direk Fenerbahçe kalesine etkili top sürmeler ile rakip defansı bir hayli yıprattılar. Fenerbahçe bu kez kolektif futbol oynamaktan uzaktı.</p>
<p>Sadece Dia ‘nın yaratıcılığı ile bir şeyler yapmaya çalıştılar. Bienvenue de ki düşüş ise hala sürmekte. Bu oyuncunun  yeteneklerinin bu olmadığını biliyoruz.Bu sene ise asıl sevindirici gelişme büyük takımlar dışındaki ekiplerin gitgide daha profosyonelleştiği  gerçeği.</p>
<p>Bu futbolumuz adına çok sevindirici. Bir de sessiz sedasız ilerleyen bir takım var. Henüz biraz arkalarda. Ama şu iyi bilinmeli ki Carlos Carvalhal bu senenin en flaş isimlerinden. Beşiktaş Quaresma’nın  yokluğunda bile doğru futbol oynamaya devam ediyor. Çok koşuyorlar. Takımda oyun disiplinin Guti ‘nin ayrılışından sonra hakikaten yerleşmiş. Veli kavlak formasına ısındı. Simao, Almeida gibi futbolcular eskisinden çok daha fazla koşuyorlar, çalışıyorlar .</p>
<p>Ve Mustafa Pektemek  Gençlerbirliğindeki çıkışını devam ettiriyor. Fırsatçı. Ceza sahası içinde müthiş bir gözlemci ve takipçi. Çelimsiz fiziğine rağmen çok iyi bir golcü olacak. Bu başarının altında yatan isim ise hiç şüphesiz Carvalhal.</p>
<p>Onun büyük bir isminin olmaması belki de şimdiye kadar onu medya nın gündemine yeteri kadar taşıyamadı. Ancak unutulmaması gereken bir şey var ki soğukkanlı duruşu, oyunu iyi okuması, mütevaziliği ve sempatik tavırları ile Carvalhal önümüzdeki sene de Türkiye de kalmalı.</p>
<p>Çünkü onun Türk futboluna faydalı olmaya çalıştığını görmemek için Beşiktaş ‘ı hiç izlememiş olmak gerek…</p>
<p>Oğuz AKDENİZ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadikoygazetesi.com/18436-besiktasi-izlemeye-devam-edin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Piyer Loti,Fransa ve CHP</title>
		<link>http://www.kadikoygazetesi.com/18354-piyer-lotifransa-ve-chp/</link>
		<comments>http://www.kadikoygazetesi.com/18354-piyer-lotifransa-ve-chp/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Dec 2011 21:11:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Zinnur Kaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadikoygazetesi.com/?p=18354</guid>
		<description><![CDATA[Bizim kuşaktakiler bilirler bir zamanlar demokrasi ve insan hakları dendi mi Dünyada fransa, Türkiye de&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<div>Bizim kuşaktakiler bilirler bir zamanlar demokrasi ve insan hakları dendi mi <strong>Dünyada fransa, Türkiye de CHP kendilerini b</strong>u işin sahibi, kurucusu, koruyucusu kabul ederdi.</div>
<div>Ne zaman bir sol görüşlü siyasetçi ya da hatip söz alsa, mutlaka demokrasi’den, insan haklarından bahseder ve konuşmasını da öyle tamamlardı.</div>
<div><strong>Fransa,demokrasiye fransız kaldı</p>
<p></strong></div>
<div>Dünyada da Fransa özellikle, fransız  devriminin de mirasına sahip çıkıp, dünyanın en demokratlarıymış görüntüsünü vurgulamak için, her fırsatta dünyaya demokratik nutuklar atar, sık sık ortadoğu ülkelerinde insan hakları ihlallerini denetleyici çalışmalar yapıp, bunu dünya kamuoyuna pazarlardı.</div>
<div>O zamanlarki cumhurbaşkanlarının eşi, <strong>bayan Mitterand,</strong> iki de bi türkiye’ye gelip güneydoğuya gider ve<br />
‘Ezilen azınlık’ olarak nitelediği kürt vatandaşlarını ezmekle Türkiye’yi suçlar, <strong>PKK ve yandaşlarıyla devamlı dirsek temasında </strong>bulunurdu. Türkiye aleyhindeki her olayda ön saflarda yer alırdı.</p>
<p><strong>Sevsinler sizin demokratlığınızı</strong> demek lazım hepsine de. Zira Fransa, <strong>Allah ı inkar</strong> etmeyi serbest bırakıp, düşünce özgürlüğü kapsamında sayarken, sözde <strong>ermeni soykırımını inkar</strong> etmeyi suç sayan ucube bir devlet haline geldi; Daha doğrusu zaten öyleydi de, şimdi gerçek yüzünü Türkiye sayesinde Dünya görmeye başladı . Dedeleri de Galileo’ya dünya yuvarlaktır demeyi yasaklamamış mıydı zaten?  Ama tarih bize gösteriyor ki bilimsel gerçekleri meclis kararlarıyla, ya da ucube yasaklarla değiştirmek mümkün değildir.</div>
<div><strong>CHP’ye gelince</p>
<p></strong></div>
<div>CHP de bu konuda Fransa’dan farkıl değil, Ak Parti anayasayı değiştireceği zaman önce seçim barajlarını, sonra Siyasi Partiler Kanununu değiştirmeyi anlatıp duruyorlardı. Güya <strong>parti içi demokrasi</strong> kahramanı kesilip nutuk atıyorlardı her yerde.</div>
<div>Ama gel gör ki, Dersim katlimını kabul eden ve özür dilemeye teşebbüs eden ne kadar teşkilat varsa bir gecede feshediliverdi.Demokrat,hatta sosyal demokrat olan bir partinin demokratik açılıma karşı çıkması da zaten bu garabeti göstermiyor muydu?</div>
<div><strong>Piyer loti meselesi ve eyüp halkının Eyüp Belediyesinden beklentisi</p>
<p></strong></div>
<div>Hepinizin malumu olduğu üzre Fransa’nın bu saçmalıkları karşısında ilk tavrı Türkiye adına Erdoğan koydu. En üst perdeden <strong>kanunivari </strong>tavrıyla gönüllerimizi ferahlattı. Onun akabinde bir çok Devlet adamı,kurumu ya da sivil toplum kuruluşları tepkilerini koyarken değişik tarzda <strong>boykotlar </strong>ilan ettiler.</div>
<div>Bir takım rivayetlere göre Türk dostu! Olduğu iddia edilen ve aslında gizli müslüman olduğuna kadar götürülen methiyelere mazhar olan piyer loti’nin,aslında öyle olmadığı Dudaklarına ruj süren bir sapkın&#8230;Her limanda metres tutan bir ahlaksız&#8230;Kılıktan kılığa giren bir ajan&#8230; olduğu da kuvvetli bir şekilde iddia edilmektedir. Bu konuda yazılmış tezlerin dahi varlığı bilinmektedir ki yeterli araştırma yapıldıktan sonra bu konu gazetemizde işlenecektir.</div>
<div>Bütün bunların doğru olup olmadığı bir tarafa <strong>Piyer lotinin doğduğu kentle Eyüp’ü kardeş ilan eden belediye karanının bu vesileyle iptal edilmesi Fransaya konulacak en anlamlı tepkilerin başında gelecektir kanaatimce.</p>
<p></strong></div>
</div>
<div>Velhasılı kelam, Fransanın ne kadar düşünce özgürlüğüne sahip olduğunun turnusol kağıdı sözde ermeni soykırımı meselesi,CHP’nin ne kadar demokrat olduğunun turnusol kağıdı da Dersim meselesi oldu…</div>
<div></div>
<div>Zinnur Kaya</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadikoygazetesi.com/18354-piyer-lotifransa-ve-chp/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Galatasaray Fenerbahçe’den ne kadar avantajlı…?</title>
		<link>http://www.kadikoygazetesi.com/18334-galatasaray-fenerbahceden-ne-kadar-avantajli/</link>
		<comments>http://www.kadikoygazetesi.com/18334-galatasaray-fenerbahceden-ne-kadar-avantajli/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Dec 2011 12:38:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oğuz Akdeniz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadikoygazetesi.com/?p=18334</guid>
		<description><![CDATA[Ligin ilk yarısı gelmişken aslında anlatılanlara, gözüken puan cetveli tablosundan birlikte bakalım istiyorum. İlk yarının&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ligin ilk yarısı gelmişken aslında anlatılanlara, gözüken puan cetveli tablosundan birlikte bakalım istiyorum. İlk yarının hiç şüphesiz en başarılı takımı Galatasaray. Fatih terim&#8217;in ilk yarının ortalarına doğru uyguladığı doğru kadro seçimleri, oyuncuları kazanmaya çalışması, Elmander&#8217;in hücum gücünden istifade etmesi, defansındaki zaaflara orta sahada uygulatmaya çalıştığı kalabalık savunma kurgusu ile cevap vermeye çalışması Galatasaray&#8217;ın hedefini yakalamasını sağladı. Oysaki sezon başında neler, neler söylenmemişti .</p>
<p>Muslera&#8217;nın kariyerinden  bahsedenler,  Eboue&#8217;nin eski gücünde olmadığını anlatanlar, ya da Galatasaray&#8217;ın  bu kadro ile işe yapamayacağını söyleyenler… Oysaki her şey söylediğimiz gibi çıktı. İlk yarının en büyük favorilerinden biri Galatasaray derken bu takımın ilerleyen zamanlarda kendine geleceğini tahmin ediyorduk. Ancak gözden kaçan bir nokta var. Fenerbahçe’de yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen bu sezonun flaş takımı oldu. Kocaman&#8217;ın öğrencileri inanılmaz bir birlik ve bütünlük sergilediler. Lugano ve Niang gibi çok önemli 2 oyuncu ayrılmasına rağmen yerleri doldurulmaya çalışıldı.</p>
<p>Stoch geçen seneki verimsizliğinden son haftalarda sıyrıldı. Mehmet Topuz ve Emre gibi yerli oyuncular kendi kalitelerini göstermeye başladılar. Elbette bu oluşumun en önemli harcı Fenerbahçe taraftarı idi. Türkiye’de pek de alışık olmadığımız bir biçimde takımlarına sahip çıktılar. Ve hala da çıkmaya devam ediyorlar. Aradaki 2 puanlık fark çok ama çok minik bir detay…</p>
<p>Trabzonspor ise ilk yarıyı adeta idare etti diyebiliriz. Beşiktaş ise nispeten iyi mücadele etti. Kimi zaman göze hoş gelen futbol da sergilediler .</p>
<p>İkinci yarının başları onların ligdeki seyir defterini etkileyecektir. Onların şampiyonlar ligi serüveni birazcık ta olsa konsantrasyonlarını bozdu. İlk yarının herhalde en başarısız takımı Bursaspor&#8217;du. Gelişigüzel alınan yabancılar, geçen seneki kadro yapısını bozmaları ve tabiri caizse toplama bir takım yaratmaya çalışmaları onları ligin diplerine doğru sürükledi . Oysaki bu takımın fazla bir takviyeye ihtiyacı yoktu Mevcut oyuncuların üzerine 1-2 kaliteli yabancı ile bu iş halledilebilirdi.</p>
<p>Ve bir de Eskişehirspor gerçeği var… Skibbe için çoğu zaman kalitesi ve kariyeri hakkında olumsuz sözler duyduk. Ancak iyi bir antrenör olmasının yanı sıra mütevazi ve çalıştığı takımı benimseyerek hareket eden planlı bir antrenördü. Eskişehirspor&#8217;un başarısının altında yatan temel neden de onun genç oyuncuları iyi ve kariyerli yabancı oyuncular ile harmanlamasından kaynaklandı. Kısacası bu lig daha çok su götürür.</p>
<p>Oğuz AKDENİZ</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadikoygazetesi.com/18334-galatasaray-fenerbahceden-ne-kadar-avantajli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Neydi suçları kır çiçeklerinin!</title>
		<link>http://www.kadikoygazetesi.com/18329-neydi-suclari-kir-ciceklerinin/</link>
		<comments>http://www.kadikoygazetesi.com/18329-neydi-suclari-kir-ciceklerinin/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Dec 2011 08:00:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nazan Şara Şatana</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadikoygazetesi.com/?p=18329</guid>
		<description><![CDATA[Bahçelerde gezerdik, ne tatlıydı, hatırlıyor musun? Çok güzeldi,
Çiçeklerde toplardık ne garip!
Hiç hatırlayamadım dün gece,&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center">Bahçelerde gezerdik, ne tatlıydı, hatırlıyor musun? Çok güzeldi,</p>
<p align="center">Çiçeklerde toplardık ne garip!</p>
<p align="center">Hiç hatırlayamadım dün gece, uzun uzadıya düşündüm de;</p>
<p align="center">Topladığımız çiçekleri ne yapardık?</p>
<p align="center">Mutlaka atardık, peki o zaman neydi derdimiz!</p>
<p align="center">Neydi suçları kır çiçeklerinin?</p>
<p align="center">Kokladığımı hatırlıyorum, hatta sanki tadına da bakardım,</p>
<p align="center">Ya Sonra? Hatırlamıyorum. Aşk perisi yanağıma buse kondururdu,</p>
<p align="center">Suçum yoktu ki aklım başımda değildi.</p>
<p align="center">Sadece güneş ısıtmıyordu ki saçlarımı, sözleri de sıcaktı hatırlıyorum da!</p>
<p align="center">Çok gençtik, hatta yeni gençtik. O kadar ki; papatyadan taçlar yapardık.</p>
<p align="center">O zamanlar ne kadar ciddi bir işti, üstelik çok da heyecanlanırdım.</p>
<p align="center">Seni nasıl büyük görürdüm!</p>
<p align="center">Nasıl sanatçı olurdun gözümde…</p>
<p align="center">Çiçeklerden, papatyalardan başımda elmas taç misali,</p>
<p align="center">Süslerdi saçlarımı çok sevinirdim.</p>
<p align="center">Gülere bakardım o zamanlar pembe güldü sevdiğim,</p>
<p align="center">Yıllarla birlikte gülün rengi de değişti,</p>
<p align="center">Gençlik kırmızı ile baş etti, şimdilerde beyaz gül oldu sevdam!</p>
<p align="center">Ben kalbimi sakinleştirmek derdindeydim, sen tacımı örerken,</p>
<p align="center">Sonra dikenli böğürtlen dallarının arasından, bana böğürtlenler toplardın.</p>
<p align="center">Sonra hiç o kadar lezzetli gelmedi böğürtlenler,</p>
<p align="center">Ne tazelerinde ne reçellerinde…</p>
<p align="center">Sonra dört yapraklı yonca arardık, ciddi inanırdık uğur getireceğine,</p>
<p align="center">İsteğimizin olacağına…</p>
<p align="center">O zamanki isteğim sendin, oysa daha çok gençtim.</p>
<p align="center">Nerede ise çocuk, temiz saf pırıl – pırıl halim…</p>
<p align="center">Senden öğrenmiştim papatya fallarını, doğru söyleyeceklerini,</p>
<p align="center">Garip, zavallı papatya:</p>
<p align="center"> Sevmiyor çıktığında fırlatılacağından habersiz,</p>
<p align="center">Öylece parmaklarımın arasında…</p>
<p align="center">Aslanağızlarını da sen tanıtmıştın bana, bak aslana benziyor demiştin,</p>
<p align="center">Sen ne desen ben itiraz etmezdim ki.</p>
<p align="center">Biraz çocuk aklı, biraz gençlik heyecanı!</p>
<p align="center">Hayır demezdim ki benziyor! Oysa hala benzetemem aslanağzını aslana.</p>
<p align="center">Kır çiçekleri ne yapsın?</p>
<p align="center">Dünya doğdu doğalı gençlerin elinde oyuncak,</p>
<p align="center">Sevdi – sevmedi, taç oldu, tadı başka türlü…</p>
<p align="center">Şöyle bir arkaya bakalım denildiğinde, yine ne kadar garip!</p>
<p align="center">O tacı yapanın yüzünü hatırlayamıyorum,</p>
<p align="center">Çiçeklerin ise, kokularını bile unutmuyorum.</p>
<p align="center">O zaman diyorum, neydi suçları kır çiçeklerinin!</p>
<p align="center">Aşk, kalp, heyecan, rüzgâr, hızlı esinti, çocuk aklı!</p>
<p align="center">Bu tertemiz duygularda onlarla tabi ki olacak çiçekler…</p>
<p align="center">
<p align="center"><strong>Nazan Şara Şatana</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadikoygazetesi.com/18329-neydi-suclari-kir-ciceklerinin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni yıl hepimize sevgi getirsin…</title>
		<link>http://www.kadikoygazetesi.com/18262-yeni-yil-hepimize-sevgi-getirsin%e2%80%a6/</link>
		<comments>http://www.kadikoygazetesi.com/18262-yeni-yil-hepimize-sevgi-getirsin%e2%80%a6/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Dec 2011 07:23:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nazan Şara Şatana</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadikoygazetesi.com/?p=18262</guid>
		<description><![CDATA[Gece değil gördüğümüz akşamın üstü denilen zaman. Gün bitmişte, akşamda erinerek gelmek üzere! İşe tam&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center">
<p align="center">Gece değil gördüğümüz akşamın üstü denilen zaman. Gün bitmişte, akşamda erinerek gelmek üzere! İşe tam o zamanların birinde. Her yer beyaz. Bembeyaz. Siyahın çeşitli tonları olurda, beyazın olmaz mı olur. Aynen öyle beyazlıklar</p>
<p align="center">İçinde parıltılar var. Karanlık gecelerinde, bir avuç elmas fırlatmışçasına yıldızlar gökyüzünden, göz kırpar ya, kar tanecikleri de kopya çekmişler gökyüzünden! Parlıyorlar. Her bir kar zerreciğinin gamzeleri o parıltılar. Gülümsüyorlar.</p>
<p align="center">
<p align="center">Güneş, terk etmemiş henüz karaya bulaşmamış gökyüzünden. O da doyamamış bes belli güzelliklere. Yaldızlı yeryüzüne. Çam ağaçları yine kışlık parıltılı, tılsımlı, sihirli paltolarını geçirmişler üstlerine kırım &#8211; kırım kırıtıyorlar.</p>
<p align="center">Sadece başları dışarıda kalmış. Oda hali ile etrafı süzüyor bana bakın heybetimden etkilenin dercesine mağrur…</p>
<p align="center">
<p align="center">Sayınca görüyoruz ki beş tane evi de sarmış beyazlıklar. Sarmış sarmalamışlar. Beyazzzz. Ne de güzel… Ne de berrak! Evlerin çatıları ağır bir yükün altında ezilmiş gibi değiller. Tam tersi sırlamışlar beyazlıkları alabildiğince mutlular. Sarmış sarmalamış haldeler karla kaplı çatılarını…</p>
<p align="center">Baca onları kıskanmış olmalı ki burnundan soluyor, püskürüyor, gri dumanı ile beyaza biraz da hakaret etmek istercesine homurdandıkça homurdanıyor. O çünkü beyazla olmak istiyor. Bu mümkün değil deli divane. Anlasana, sen yakanın uzantısısın… Ben zerreyim, karım, narinim… Sen sıcaksın, beni eritirsin. Öylemi? Evet. Ben seni seviyorum. Seninle olmak istiyorum. Bu mümkün değil ki. Biz bir arada olamamayız. O zaman seni sevmiyorum.</p>
<p align="center">Sevme ben seni seviyorum. Ben çatıların üstünü ağırca sardığım zaman sen ısıtıyorsun içerileri. Senin ateşin yakıyor ocakları, şömineleri, sobaları. O zaman insanlar üşümüyorlar. O zaman mutlu oluyorlar. İşte o zaman ben akıllarına geliyorum. Bana bakıyorlar ve beni seviyorlar. Sen olmasan, onlar ısınmasa, çok üşüseler, sence beni severler mi? Sevmezler. Ben sana muhtacım. İnan ki muhtacım. Benim güzelliğimin anlamı sensin. Sen olmasan beni güzel görmezler, benden korkarlar, benden ürkerler. Ben geleyim istemezler.</p>
<p align="center">Şimdi benim gelmem için bekliyorlar. Beni hoş geldin diye karşılarken, benden kardan adam yapacaklarını anlatırken nasılda mutlular.</p>
<p align="center">Çocukların sevinç çığlıklarını duyuyorsam, kartopu oynayacağız, benimle oynamayı hayal ediyorlarsa; ben sana muhtacım. Sen olmasam ben hiçim.</p>
<p align="center">Öylemi düşünüyorsun?</p>
<p align="center">Evet. Sende düşün anlattıklarımı bana hak vereceksin. O zaman!</p>
<p align="center">O zaman; Aşkların en güzelini yaşayacağız biz birbirimizi uzaktan seveceğiz. Peki… Anlayışına teşekkür ederim. Bazı aşklar böyledir, imkânsızdır. Bunda yapılacak bir şey yoktur. Olmazsa olmaz. Bu uğurdaki çabalar zarar verir. Eritir, öldürür. Ne sana ne bana hayrı dokunur. Düşün biz bir araya gelsek, sen beni eritirsin, bende seni söndürürüm. İkimizin de sonu ölüm olur.</p>
<p align="center">Biz bir araya gelememeyiz. Düşünsene birbirimizi her zaman göreceğiz. Gülümseyeceğiz. Gözlerimizin içine bakacağız. Şunu da çok iyi bileceğiz. Biz dünya durdukça duracağız. Zaman – zaman hasret kalacağız, onun ötesinde uzun kış ayları boyunca sohbet edeceğiz, ayrı kaldıklarımızda neler yaptıklarımızı anlatacağız.</p>
<p align="center">Biz dost olacağız, biz arkadaş olacağız.</p>
<p align="center">Belki de şanslıyız. Aşklar tükenebilir, birliktelikler yıkılabilinir ama dostluklar bitmez. Kıramayız çünkü birbirimizi, emin olamadığımız için itina ederiz. Üzmemek için özen gösteririz. Onun sohbetinden, enerjisinden mahrum olmamak için imtina ederiz. Yani dikkat ederiz.</p>
<p align="center">Anladım o zaman ben sana söz veriyorum. Ben de çok dikkat edeceğim, isimle, seni karalamayacağım. Dumanlarımı beyazlıklarını yıkmayacağım. Teşekkür ederim dostum. Bende söz veriyorum sana, seni hep izleyeceğim. Tüm azametinle buram – buram başını alıp gökyüzüne çıkışını bir ömür boyu izleyeceğim.</p>
<p align="center">Bende. Seni seviyorum. Bende…</p>
<p align="center">
<p align="center">Ben bir ses duyuyorum sen de duyuyor musun? Nasıl bir ses? Tekerlek sesleri gibi! Bak benim yerlere serdiğim kardan ipeksi halımın üstünde geyiklerin çektiği, arabanın tekerlek seslerini duyuyorum.</p>
<p align="center">Duydum evet – evet gördüm. Noel baba değil mi? Bu gülen yüz, bu gülen gözler, kırmızın en asil hali, beyazın kalitelisi… Sırtındaki torbasına bak ne kadar büyük. Tabi içinde hediyeler var. Benim ısıttığım çocuklar uykuda. Onlar akşam konuşmuşlardı; Noel baba bize bu sene ne getirecek? Demişlerdi. Anneleri de:</p>
<p align="center">“Sağlık ve mutluluk getirse yeter” demişti de anlamamıştım.</p>
<p align="center">Doğru Noel baba sağlık mumluluk getirsin, güzellikler getirsin. Çocuklara da bol – bol hediyeler getirsin. Yeni yıl güzelliklerle dolu olsun.</p>
<p align="center">Sevgiler çok olsun. İster karşılıklı sevgi imkansızlıkları içindeki sevgiler olsun, isterse kavuşulması olası sevgiler olsun. İster sevgili sevilsin, isterse sevgili yerine konulan: anneler, evlatlar, kardeşler, babalar, eşler ve dostlar sevilsin.</p>
<p align="center">Sevgi olsun.</p>
<p align="center">Çok sevilsin.</p>
<p align="center">Yeni yıl hepimize sevgi getirsin.</p>
<p align="center">
<p align="center"><strong>Yeni yılınız kutlu olsun..</strong></p>
<p align="center"><strong>Nazan Şara Şatana</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadikoygazetesi.com/18262-yeni-yil-hepimize-sevgi-getirsin%e2%80%a6/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

