Ne güzel söylemiş ozan Aşık Veysel
Dost dost diye nicesine sarıldım
Benim sadık yârim kara topraktır
Beyhude dolandım boşa yoruldum
Benim sadık yârim kara topraktır
Âşık Veysel, “Dost dost diye nicesine sarıldım” diyor. Ama hiçbirisinde bir vefa bulamadığı için toprağın kucağına dönüyor. Çilenin, cefanın, sadakatin ve şefkatin sembolü olan kara toprağı dost olarak kabul ediyor. Peki, “Dostluk nedir ki, bu kadar zorlar, bu kadar mutlu kılar insanı “
Dostların sevgisi de, şefkati de, ilgisi ve ikramı da karşılıksızdır. Dostluk köprüleri, sağlam temeller ve şirin kemerler üzerine inşa edilir. Bu köprülerin taşları cefa ile yontulmuş, harcı vefa ile yoğrulmuştur. Diğer köprülerin en az iki ayağı varken, dostluk köprüleri tek ayak üzerinde bile durabilirler. Yani karşı taraftan bir destek ve çıkar beklentisi yoktur. Bu köprülerin altından çok sular, üstünden uzun yıllar geçse de, yıpranmaz ve yıkılmazlar. Böyle bir köprü inşa etmek zahmetli olduğu için hakikî bir dost bulmak da bir o kadar zordur.
Dost: iyi günde, kötü günde, her an her zaman yanında olmaktır, ihanet etmemektir, güvenmek, sahiplenmek yalansız paylaşımdır, hüzün, mutluluk, gözyaşı, el ele olmaktır.
Dost bazen bir insan, bazen bir kitap, bazen de bir şehir olabiliyor kişiye. Anlatacağı çok şey vardır insana. Hayata bakışına yeni bir renk ve canlılık kazandırır. Hatalarını hiç çekinmeden söyler ama onun söylemesi farklıdır. Niyeti çok farklıdır. Hatta bazen onun hal ve tavrı bile yeterlidir kendimizi sorgulamak için. Bence dost en yalın ifadeyle iyi bir insan olabilmemize katkı sağlayan tek kişidir
Dostluk; an ve an yürekte olmaktır, dostluk acısıyla, tatlısıyla yaşadığın günlerin gözlerinin önünden geçmesidir. Dostluk; hiç bırakmayacak kadar sarılmaktır. Dostluk; terk edilmektir ve dostluk ne kadar terk edilsen de anıların hatırına onu hala sevmektir.
Gerçek dostu bulmak çok zordur. Hele ki bu günlerde her şeyin menfaate dayandığı, sevgilerin bile çıkar ilişkisine dönüştüğü günümüzde karar vermekte bayağı bir zorlanırız. Bazen de arkadaşlıkla dostluğu karıştırırız.
Dostluk; belki de hiç bir zaman gerçek mi değil mi emin olamayacağımız, ulaşılması çok güç ulaşıldıktan sonrada asla kaybedilmemesi gereken ekmek gibi, su gibi gerekli olmazsa olmazlarımızdır.
Dosta dost olmak karşılıklı emektir, sevgidir, karşılıksız güvendir, özveridir
Dost; öteki yüreğimizdir,
Dost, bizi en iyi anlayandır.
Dost, en çok ihtiyaç duyduğumuz insandır,
Tabii bulabilirseniz..
Mevlana’nın bir sözüyle yazıma son vermek istiyorum;
“Kalbinin, derinliklerindeki ihtiyacı hesaplanmalı ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı. İşi bitince seni bir kenara atmamalı
Sevgiyle kalın
(Gönder tülay, Ağustos 4, 2008, 3:52 PM)