|
Kıbrıs ve Kerkük Sorunu Beykent Üniversitesi'nde Tartışıldı
Mar 16,2007 00:00
by
admin
Onur Öymen: “Kıbrıs’ı Versek Bile Ab Bizi Tam Üye Yapmayacak” Beykent Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi (BÜSAM) tarafından düzenlenen “Kıbrıs ve Kerkük” konulu açık oturuma Emekli Büyükelçi ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur ÖYMEN, Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Hasan ÜNAL ve Akşam Gazetesi Köşe Yazarı Hüsnü Mahalli katıldı. Şişli Ayazağa Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen ve üç saatten fazla süren oturumu 400 civarında öğrenci yanında seçkin bir davetli topluluğu izledi. Açık oturum öncesinde öncesi Mütevelli Heyeti Başkanı Adem Çelik, Mütevelli Heyeti Üyesi İsmail Erkan Çelik, Rektör Prof. Dr. Cuma Bayat ve Fakülte Dekanları eşliğinde, Türk Üniversiteleri arasında hizmeti ilk Beykent’te olan Hotrock’ta (sıcak taş) yenilen öğle yemeğinden sonra Emekli Büyükelçi ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, Öğrenci Konseyi üyeleriyle sohbet etti. Şişli Ayazağa Kampüsü kütüphane, konferans salonu, derslikler ve spor salonu gibi bölümleri ayrıntılı olarak gezen Öymen, kampüsü çok beğendiğini belirtti ve Mütevelli Heyeti Başkanı Adem Çelik’i eğitim alanında gösterdiği başarılardan dolayı tebrik etti. Açık oturumda ilk olarak söz alan Emekli Büyükelçi Onur Öymen, bugünkü hükümete kadar Kıbrıs konusunda tüm dış baskılara dayanıldığını ancak bugünkü hükümetin tüm tavizleri verdiğini ve Türkiye’nin “alttan alma” politikasının küçültücü olduğunu, sürekli zemin kaybettiğimizi ve bu gidişle Kıbrıs’ı kaybedeceğimizi ifade etti. ÖYMEN, Kıbrıs’ta çözümün Batılıların bizi eşit taraf olarak görmemesi nedeni ile bizden bağımsız bir Türk devleti kurmak olacağını söyledi. Öymen, Kıbrıs’ı versek bile Avrupa’nın bizi AB’ye almayacağını ve Türkiye’nin de Kıbrıs’ta petrol araması gerektiğini açıkladı. Hüsnü Mahalli, Kıbrıs’taki durumun Batı’nın çifte standardının en çarpıcı örneği olduğunu ifade ettikten sonra iki tarafın birlikte yaşamak için hiçbir ortak özelliği olmamasına rağmen Batı’nın tek bir devlet konusundaki ısrarının altında yatan nedenin Türkleri Kıbrıs’tan tamamen çıkarmak olduğunu açıkladı. Kıbrıs’ta çözümsüzlüğü asıl isteyenin Batı olduğunu söyleyen Mahalli Ortadoğu’daki dengeler yerine oturmadan adadaki durumun bu şekilde devam edeceğini ifade etti. Hasan Ünal ise Kıbrıs konusunda Batı’nın Hıristiyanlık taassubu ile ortak bir tavır alarak tamamen Türkiye karşıtı bir politika izlediğini söyledi. Türkiye içinde yürütülen ve Türk basınının dışarıdan yönlendirildiği psikolojik savaşın Kıbrıslı Türkler üzerinde Türkleri kötülürken İngiliz dönemine hayranlık uyandırmaya çalıştığını, Türkiye kamuoyu üzerinde ise Kıbrıs için bu kadar fedakarlığa gerek olmadığı anlayışının yaygın hale getirilmeye çalışıldığını açıkladı. Ünal, Kıbrıs’ta tek çözümün bağımsız bir Türk devleti kurulması olduğunu açıkladı. Öymen tarafından Kıbrıs da olduğu gibi Kerkük’te de olayların arkasında petrol olduğunu ifade ettikten sonra Türkiye’de çıkarılan petrol yasasının Irak’ın petrol yasasından bile vahim olduğunu ve ulusal çıkarları korumaya yönelik bir madde bulunmadığını ifade etti. Öymen, Özel Temsilciler ile terör çözülecek olsa ABD’nin Afganistan’a asker değil özel temsilci göndermesinin yeterli olacağını ifade etti. Öymen ayrıca hükümetin sınırları korumak için başka devletlerin icazetine baktığını ve dış baskılar altında ezilerek Kürt gruplarla konuşmaya çalıştığını açıkladı. Mahalli ise PKK’nın orada ABD’nin desteği ile yaşadığını, Orta Doğu’daki tüm sorunlar çözülmeden ABD’nin PKK kartını bırakmayacağını ve Kerkük’ün çözümünün de yakın zamanda beklenmemesi gerektiğini açıkladı. MAHALLİ, Kuzey Irak’taki Kürt Yönetimi’nin hedefinin Sevr’e dönüş olduğunu ifade etti. Hasan ÜNAL ise ABD’nin bilinçli olarak Irak’ı kontrol edilemez hale getirildiğini, Türkiye PKK sorunu ile meşgul edilirken ABD’nin asıl niyetinin Kürt Devleti’nin kurulması olduğunu ifade ettikten sonra Türk basının dışarıdan yönlendirilerek Kürt devleti için kamuoyunu hazırlamaya çalıştığını açıkladı. Türkiye’nin stratejik önceliğinin PKK değil Kürt devletinin kurulmasının önlenmesi olması gerektiğini ifade eden ÜNAL, Milli Güvenlik Kurulu tarafından Kürdistan’ın kurulmasının savaş nedeni sayılması konusunda bir açıklama yapılmasını istedi. Ünal ayrıca, Türk güvenliğinin önündeki en büyük tehdit unsuru olarak gösterdiği bir kısım Türk basınının Türk dış politik hedeflerine doğrudan taarruz ettiğini ve ABD’yi Amerikalıların dahi yapmayacağı kadar iyi göstermeye çalıştığını ifade etti. |