|
Bilim Adamları Uyarıyor Yarın Çok Geç Olabilir
Jul 07,2008 00:00
by
tameraner
Dünyaca ünlü Çevre Analist’i Lester R. Brown uyarıyor, “Medeniyetimiz tehdit altında, acilen harekete geçip, önlem almalıyız”...
TEMA Vakfı’nın 15. Yıl etkinlikleri kapsamında “Uygarlığı Kurtarmak İçin Harekete Geçmek” başlıklı konferansta çözüm önerilerini paylaşan Lester R.Brown önemli konulara değindi.
Yeryüzünün en eski medeniyeti olan Sümer Medeniyetinin hatalı sulama sonucunda verimli topraklarının aşırı tuzlanması sebebiyle, yine çok eski bir uygarlık olan Güney Amerika’daki İnka Uygarlığının da ormanların kesilmesi ve erozyon nedeniyle çöktüğünü söyleyen Brown “Bu gün de medeniyetimiz küresel ısınma sonucu iklimlerin değişmesi sebebiyle çökme tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor” dedi. Bilim Adamları medeniyeti kurtarmanın yollarını ararken, bizlerin de önce ülkemizi sonra da medeniyetimizi tehlikelerden korumak için acilen önlemler almamız gerekiyor. Tehlike yakında gibi görünüyor. Ne yazık ki her şey güllük gülistanlıkmış gibi gösteriliyor. Yeterince uyarıldığımız inancında değilim. Parklara, bahçelere sık, sık çiçekler dikiliyor. Sularımız hızla azalırken bu çim ve çiçekler bol, bol sulanıyor. Su kaçakları ve israfı ne yazık ki önlenemiyor.
Brown medeniyeti kurtarmak için insanlığın acilen iklimi ve nüfusu istikrara kavuşturması gerektiğini söylüyor. Ayrıca yoksulluğun ortadan kaldırılması ve yer kürenin bozulan ekosistemlerinin iyileştirilmesi gerekliliğini vurguluyor. İklimi istikrara kavuşturmanın yolu küresel ısı artışını düşük seviyelerde tutabilmekten geçiyor. 2020 yılına kadar karbon dioksit salınımının yüzde 80 azaltılması planlanıyor. Bunu gerçekleştirebilmek için enerji verimliliği arttırılmak zorunda. Güneş, rüzgar ve termal enerji kaynakları gibi yenilenebilir kaynakları kullanmamız gerekiyor. Orman kesimini yasaklayıp, ağaçlandırmayı hızlandırmalıyız. Bu sayede karbon tutulumunu arttırmış oluruz. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler Türkiye’nin rüzgar haritasının çıkarıldığını, rüzgar, güneş ve termal kaynaklardan elde edilecek enerjiyi desteklediklerini belirtiyor ama, Kyoto Protokolünü imzalama kararlılığında göründüğümüz şu günlerde iki termik santral kurma çabalarımız basında yer alıyor. Sinop ve Akkuyu’da yapılması düşünülen nükleer santraller gündemden düşmüyor. Nüfusa istikrar kazandırma konusuna gelince; Bazı siyasilerimiz genç nüfusumuzla övünüyor. Genç nüfus okutma imkanı sağlanabilip, iş temin edilirse ülkeler için yararlı olur. Lester R Brown kalkınmakta olan ülkelerde iş olanakları bulunmayan genç erkek nüfusun çeşitli eylemlerle ülkelerinde sıkıntı yaratabileceklerini vurguluyor. Yoksul ülkeler nüfus artışını kontrol edemezken, gelişmiş ülkelerde nüfus istikrarı sağlanmış bulunuyor. Yoksulluğun önlenmesi gerekiyor. Çünkü yoksulluk istikrarsızlık yaratıyor. İstikrarsız ülkelere yapılan yardımlar giderek azalıyor. Toprak artan nüfusu besleyemeyince de iç ve dış göçler başlıyor, istikrarsızlık komşu ülkelere de sıçrıyor.
Ormanlar, sulak alanlar mercan resifleri otlaklar gibi ekosistemler su arıtımı, karbon tutulması, sel önleme, toprak koruma gibi görevler yapıyor. Ekosistemlerde gerileme gözleniyor. Önemli bir protein kaynağı olan Okyanus balık tarlalarının dörtte üçü tüketiliyor. Tropikal yağmur ormanlarının yüzde 20 si sığır otlatmak ve soya yetiştirmek için kesilmiş. Yüzde 22 si de yol yapımı ve kereste temini için kesilmiş durumda. Ormanlarımızı korurken yok edilen kısmını da yeniden oluşturmak zorundayız. Bu sayede sel ve toprak erozyonunu önleyebilir, yağışların geri dönmesini ve oldukça dibe çekilen yeraltı su seviyesinin yükselmesini sağlamış oluruz. Ne yazık ki ülkemizde 2/B diye vasıflandırılan orman vasfını kaybetmiş arazilerin ağaçlandırılması sağlanamamış, satışı gündeme getirilmiştir. Erozyonla mücadelede de bu güne kadar başarılı olamadık. Topraklarımız süratle çölleşiyor. Bu konuda acilen teraslama sistemine geçmemiz gerekiyor. TEMA Vakfı yöneticileri devamlı uyarıyor. Sel ve rüzgar erozyonunu önlemenin yolu ağaç dikmek ve orman bitki örtüsünü güçlendirmekten geçiyor. Milli Parklarımızı ve koruma alanlarımızı genişleterek, bitki ve hayvan çeşitliliğini korumamız gerekiyor. Küresel ısınmaya sebep olan karbonun tutulmasını sağlamak için bol, bol ağaç dikmeliyiz.
Lütfen unutmayalım, bu dünya bize babalarımızın değil, çocuklarımızın emaneti. Emaneti hıyanet etmeden, katletmeden gerçek sahiplerine teslim etmemiz gerekiyor. |